Barbar, katil, vahşi Siyonist İsrail’in vahşi katliamı aklın, insan hafızasının anlayacağı sıradan bir savaş değildi. Uluslar arası savaş kurallarına göre savaşında bir kuralı, bir ahlakı var. Katil Siyonist İsrail kural tanımayan, hiçbir ahlakı kuralı olmayan, insan haysiyet ve şerefinden mahrum zalim bir topluluktur. İsrail devleti faşist, ırkçı bir devlettir. İsrail kurulduğu 1948 den beri devamlı soykırım yapan, Filistinlilerin evlerini, bağ, bahçelerini işgal eden, dozerlerle yıkan, ABD bombalarıyla bombalayan, tahrip eden, bu işgali çok gaddarca yapan, bir terörist devlettir.
Filistin topraklarını emperyalist İngilizler 1917 yılında işgal edince ilk iş olarak dünyanın birçok bölgesinde yaşayan Yahudileri Filistin topraklarına yerleştirmeye başlamıştır. Osmanlının bölgeden ayrılışıyla İngiliz fitne ateşini yakmış ve Filistinlileri göçe zorlamış, Filistinlerin evlerine dışarıdan getirdiği Yahudileri yerleştirdiler.
1948 de İsrail devletinin kuruluşuna İngilizler destek vererek bu terör devletinin kuruluşu sağlanmıştır. Birleşmiş milletlerde yapılan oylamada maalesef o günkü İsmet İnönü Cumhurbaşkanı olduğu 1948’de CHP iktidarınca oylamada İsrail’in kurulması için oy verilmiştir. İsrail devletini kuranlar azılı teröristler ve kurulduğu günden beri de hep teröristler tarafından idare edilen bir terör devlet olmuştur.
İsrail’i İslâm âleminin başına bela eden emperyalist İngiliz devleti ve himaye eden, besleyen, zalimliklerini paylaşan da katil sevici emperyalist Amerika devletidir. Her zulmüne destek vermiş, korumuş, kollamıştır.
Batı Avrupa devletleri ise korku içinde bu terör devletini beslemiştir. Bu vahşetin tek sorumlusu sadece Natenyahu denilen vampir değil, bir tane İsrail devlet adamı gösteremezsiniz ki, kan içici, çocuk, kadın katili olmamış olsun. Bunların mayası bozuk, zülüm ruhlarına işlemiş ve İsrail devleti kurulduğu günden beri katliamı varlık sebebi olarak görmüşlerdir.
Bu zulüm sadece idarecilerle sınırlı kalmamıştır. Siyonistleşen Yahudi halkta bu zulmün, katliamın, vahşetin hep ortağı olmuşlardır.
İsrail devleti, Gazze’de akıllara durgunluk verecek derecede bir katliam yapıyor. Bu vahşetin başlıca destekçisi ABD ve Avrupa Birliği ülkeleri. Camiler, Kiliseler, Hastaneler, evler gece, gündüz demeden bombalanıyor. Binlerce çocuk, kadın hasta, yaşlı ve genç civanlar bu bombalar altında can veriyor. Bombalanan bu alanlar Birleşmiş Milletler kararlarıyla koruma altına alınmış asla bombalanmaması gereken yerlerdir. Müslüman Filistinliler daha ziyade çocuklarını bu yerlere güvenli diye bıraktılar velâkin en çokta çocuklar buralarda öldürüldü. Zalim gördüğü destekten dolayı çoluk çocuk tanımıyordu. .
Dünya Hitler’in zalimliğini biliyor ve de gündemden hiç düşürmüyor, tabi İsrail’in başına geçen Begin, Moşe Dayan, Şaron, Natenyahu vs. zalimlikte Hitler’den hiçbir farkları yoktur. Filistin de iki tarafın savaşı yoktur, zalimin mazluma zulmü vardır. Bu zulmün mimarları da isimlerini saydıklarımdır. İnsanlık tarihi maalesef zulümlerle dolu, bunun fazlaca örnekleri vardır. Kabil’le başlayan bu zulüm çarkı Firavun’la, Nemrut’la, Neron’la, Mao’yla, Şi Cinping (Cin devletinin yeni katili), Lenin’le, Stalin’le, Hitler’le, Ratko Mladiç, Radovan Karadziç’le (Sırp kasaplar) Netanyahu vs ler bitmedi ve de bitmeyecektir.
Bugün batıda çok sayıda “kılkuyruk” liderlerin yanında bidon kafalı (Biden) zalimleri de sayabiliriz. Filistin ve Gazze de zulüm, bombardıman, katliam 7 Ekim de başlamadı. Emperyalist İngiliz bölgeyi işgal ettiği günden beri Filistinliler zulmün her türlüsünü yaşamaya başlamışlardır. Filistinlilerin en büyük felaketi 1948 de kurulan Siyonist İsrail’in kurulduğu günden itibaren katlanarak başlamıştır. Milyonlarca Filistinli evinden yurdundan edilmiştir. Filistinli bir asırdır zulmün her türünü yaşamıştır.
Filistinli toprağını satmadı, bu tamamen bir propagandadır. Evi, ülkesi işgal edilen değişik ülkelerde sefil bir hayat yaşanıyor. Dünyanın emperyalist şefi bidon kafalı zalim mazlumu kucaklamıyor, zalim Siyonist’i sarıp sarmalıyor. “Küfür tek millettir” (Hadisi Şerif). Küfrü bundan daha iyi ne anlatabilir ki. “Şüphesiz ki kâfirler sizin apaçık bir düşmanınızdır.” (Nisâ 101) böyle olmasa küfrün mimarları Siyonist caniyi böyle içten kucaklar mıydı?
Dünya halklarını sömüren, zalimleri kucaklayan, mazlumların öldürülüşünü için, için alkışlayan emperyalist zalimler Filistin’e, Doğu Türkistan Müslüman Uygur Türklere, Arakan Müslümanlarına, Karabağ Hocalı soykırımına, Keşmir Müslümanlarına vs hiçbir zaman sahiplenmedikleri gibi, zalimlere silah vermeği hep tercih ettiler.
Her dinin, Birleşmiş Milletler de hamisi, veto hakkı var ve sadece Müslümanların bu hakkı, koruma gücü maalesef yoktur. Bu imkân bir gün inşallah Müslüman Türkün eline geçecektir. Şartlar ve tarihi misyonumuz bizi bu noktaya doğru götürüyor.
Hoşça kalınız...







